ÇINAR BABA;Köyümüzde
varolan ve kutsallık atfedilen bir diğer yerde köyün üst
kısmında ormanlık arazideki koca çınar ağacıdır. Eskiden
burada adaklar adanır, kurbanlar kesilir, yağmur duasına
çıkılır,dilek dilenir, çaput bağlanır ve mumlar yakılırdı, bu
adetler zamanla terk edilmiştir. Günümüzde sadece bazı kişiler
tarafından bez bağlanıp dilek dilenir ,bazı kişilerde
bilinçsizce ağacın gövdesine zarar verircesine yazılar yazmaya
başlamışlardır.
Eskiden anlatılan bir rivayete göre birisi
bu ağacın yere dökülen yapraklarını toplayıp sakçı yapıp ekmek
yapmak ister, ancak evde yangın çıkar ve her şeyini kaybeder,
başka bir gün bir başka kişide ağaçtan dal budak kesip eve
yakacak için götürür eve vardığında eşinin ve çocuğunun
ölüsüyle karşılaşır bu ve buna benzer olaylar arttıkça
halkımız buraya saygı ve hürmet gösterip adaklar adamaya
başlamıştır. Dibinde akan buz gibi suyuyla piknik amacıyla
gelenlere kucak açmaktadır.
SARITAŞ;Köyümüz
hudutları içersinde ismini de verdiği sarıtaş mevkiinde öze
yakın bir yerlerde son yıllara kadar var olan ancak yol
çalışmaları esnasında üzeri kapanan bu sarı taşa dair halk
arasında var olan bir inanış ve kutsiyet vardır. son yıllarda
unutulmasına rağmen söylence olarak halen varlığını
sürdürmektedir. Anlatılanlara ve duyduklarımıza göre çok
eskiden bir kimse ev yapmak için araziden taş toplarken bu
taşı yerinden sökerek kağnıyla götürüp ev için yaptığı temele
koyar. Sabah baktığında taşı yerinde göremez eski yerinde
bulur, şaşırır ertesi gün tekrar taşı getirir ancak taşı yine
yerinde olmadığını tekrar aynı yerine gittiğini görür
komşuları da buna şahit olurlar. Burasının bir ulu zatın kabri
olduğuna inanılır. Son yıllara kadar köyde yaşayan halk buraya
belirli günlerde mum yakar, taşa niyaz eder, dua ederler, taş
çiftler yanındaki çalıya iplik ve bez bağlarlardı. Günümüzde
unutulmuş olup sadece mevki ismi olarak yaşamaktadır.
ŞEHİT
EVLİYA;
Köyümüz hudutları
içersinde ismini de verdiği şehitler mevkiindedir. Şehitlerin
belde tepenin üzerinde son yıllara kadar dikili bir mezar
taşından ibaret olup, 10 yıl kadar önce köyümüz halkından Gazi
Öztürk (Emiroğlunun Gazi) tarafından mezar tekrar yaptırılmış
ve şehit evliya ibaresi yazdırılmıştır.çok bilinen bir ziyaret
olmayıp yaşlı kuşak tarafından bilinmektedir. Burada yatan
kişinin Battal gazinin askerlerinden olup savaş esnasında
şehit düştüğüne inanılmaktadır.
İBAŞ DEDE ;Asıl
adı İbrahim olup, halk arasında ibaş dede diye bilinir. Seyyid
ali sultan (kızıldeli) evlatlarından olup Eyüboğulları
sülalesine mensuptur. Zamanının ünlü dedelerindendir. Köy
halkı ve civar köyler tarafından saygıyla anılır. Tarikatta
mertebesi üstün olup sayılan ve sevilen bir zattır. 1973
yılında vefat etmiştir.mezarı Aşık İsmail'in kabrinin yanı
başındadır. Köy sakinleri tarafından mum yakılır dua edilir.
AŞIK
İSMAİL YATIRI;
Aslen Yozgat'ın Büyük incirli
köyündendir. Yaşadığı zaman dilimi tam olarak
tarihlendirilememekle birlikte 1900'lü yıllardan önce yaşadığı
tahmin edilmektedir. Aşık İsmail küçük yaşlarda iken,
Ankara'nın yalıncak köyünden Dedeleri gelir. Dede köyde iken
köyde bulunan bir diğer Ocak zade Şeyh Samut evladı Dedenin de
bulunduğu muhabbet esnasında demleri biter Samutlu dede küçük
yaştaki Aşık İsmail'e elindeki tesbiğini verir ve bizim eve
git bunu nişane olarak göster ve bir okka dem alıp gelmesini
söyler. Tabi İsmail eve varır tesbihi gösterir ana bacıdan
demi alıp döneceği esnada Samutlu dedenin Şirin ismindeki
kızını görür ve alnında bulunan nura aşık olur ve oracıkta
bayılır (dünyevi bir aşk olmayıp aşkı ilahidir). Kendine
geldikten sonra elindeki demle muhabbete nail olur. Demi
dedeye sunar ve o ruhu haliyetle bir aşkı ilahi gelir ve şu
beyitleri söyler. Aşık İsmail in söylediği ilk deme budur..